Sağlık

Hamilelikte Su Tüketimi

Gebelikte Su Tüketimi

Hamilelikte su tüketimi neden önemlidir?

Hamile olduğunuzda yeterli miktarda su içmek sizin ve bebeğiniz için son derece önemlidir. Su, başlıca yaşam kaynağıdır ve çeşitli vücut fonksiyonlarında önemli bir rol oynar. Yetişkin bir insanda vücut ağırlığının yüzde 55 ila 60’ını su oluşturur. Bebeklerde ise bu oran yüzde 80’leri bulabilir.  Su, besin maddelerinin hücrelerinize ulaşmasına ve sindirime yardımcı olur. Ayrıca vücudumuzdaki toksinleri giderir ve hatta vücut ısısını düzenler. Kısacası su sadece gerekli değil aynı zamanda yaşamsaldır. Doktorlar hamilelik sırasında günde 8 ila 12 bardak su içmenizi tavsiye eder.

Hamilelikte su tüketimi ile ilgili yanlış bilinenler

Su tüketimi ile ilgili en çok karşılaşılan yanlış çok fazla su içilmesi gerektiğidir. Hamilelikte vücudun normalden daha fazla su tuttuğu bilinir ve 12 bardak sudan fazlası vücutta ödem oluşturabilir. Bunun yanında vücudun sıvı ihtiyacı, su içeren pek çok farklı yiyecek ve içecek sayesinde de dengelenebilir. Yani son zamanlarda sık sık duymaya alıştığımız gibi, sade su dışında diğer hiçbir sıvının sayılmayacağının, ne mutlu bize ki bilimsel bir geçerliliği yoktur.

Bir diğer yanlış ise vitaminli sulardır. Vitaminli su içerek vücudunuza ihtiyacı olandan daha fazla vitamin alırsınız, buna gerek yoktur. Vitamin ve sıvı ihtiyacınızın bir kısmını sütten, taze meyve ve sebzelerden, yoğurttan ve seyreltilmiş meyve sularından alabilirsiniz.

Hamilelikte susuzluğun ve yanlış su tüketiminin neden olabileceği riskler nelerdir?

Hamilelik sırasında az sıvı tüketimi bebeğiniz ve sizin için birçok risk taşır. Bu risklere bakacak olursak:

Dehidrasyon ve Preterm Doğum

Araştırmacılar kasılmaları tetikleyen vücut mekanizmasından hala emin olmasalar da dehidrasyon ve erken doğum arasında bir bağlantı olduğu görülmektedir. Susuzluk, böbreklerden antidiüretik hormonun salınmasına neden olabilir, bu da oksitosini teşvik eder ve erken kasılmalar görülebilir. Bu kasılmalar vücudunuzu susuz bırakmamanız için gereken rahatsız edici bir hatırlatmadır.

Dehidrasyon ve Preeklampsi

Anormal şişlik (ya da ödem), hamileliğin neden olduğu hipertansiyon ya da preeklampsi riski taşındığına dair bir işaret olabilir. Doktorlar, bazı hamile kadınların hipertansiyona neden maruz kaldıklarını cevaplayan kesin bir açıklama olmamasına rağmen, izlenmesi gereken iki semptomun yüksek tansiyon ve dehidrasyon olduğunu söylüyor. Uzmanlar ayrıca preeklampsi ile hamile kadının yeterli miktarda su içmemesi arasında bağlantı olduğunu da öne sürüyor. Preeklampsinin susuz kalan vücudun sıvı tutması halinde ortaya çıkabileceği düşünülüyor.

Dehidrasyon, kabızlık ve mesane enfeksiyonları

Su, bağırsaklarınızın düzgün çalışmasına yardımcı olur. Su içmek, gebelikte sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri olan kabızlığı tedavi etmede son derece etkilidir. Ayrıca su, vücudunuzu toksinlerden arındırarak idrar yolları enfeksiyonlarına ve vajinal enfeksiyonlara karşı koruyucu bir görev üstlenir.

Kirli su şüphesi

Hamileliğiniz sırasında sağlıklı kalmak için suya ihtiyacınız var. Çalışmalar suyun nereden geldiği konusuna dikkat etmeniz gerektiğini savunuyor. Musluk suyunda klor bulunur ve klorun bebek üzerinde minimal de olsa zararlı etkileri olabilir ancak bu etkiler henüz kanıtlanmamıştır. Hali hazırda musluk suyuyla sadece oral yoldan değil duş alırken, temizlik yaparken ve ellerimizi yıkarken de temas halinde olduğumuzdan etkilerinin tehlikeli olabileceği konusunda çalışmalar yetersiz kalıyor.

Şişelenmiş su ise potansiyel risklere karşın bir çözüm gibi görünebilir ancak bu sular farklı şekilde kirlenmiş olabilir. Endişe duymanız halinde su siparişi verdiğiniz firmayı iyi araştırmalısınız ve damıtılmış kaynak sularını tercih etmelisiniz. Evinize kuracağınız iyi kalitede bir su arıtma sistemi güvenilir ve temiz suya ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Sıvı gereksinimini diğer içeceklerden karşılamak

Uzmanlar, hamile kadınların her gün yaklaşık 10 bardak su veya diğer içecekleri içmelerini tavsiye etmektedir. Ancak kadınların ihtiyaçları ve beslenme şekilleri farklılık gösterir, bu yüzden suya biraz daha fazla veya daha az ihtiyaç duyduğunuzda endişelenmeyin. Sıcak bir iklimde veya yüksek irtifada yaşıyorsanız normalden daha fazla sıvıya ihtiyacınız vardır. Egzersiz yapan gebe kadınlar da yapmayanlara göre daha fazla suya ihtiyaç duyar. Sıvı alımındaki en ideal içecek sade sudur ancak süt, meyve suları, kahve ve çay da bol miktarda su içerir ve sıvı alımına yardımcı olur. Burada dikkat etmeniz gereken nokta ise meyve suyu gibi şekerli içecekler ve kahve, çay gibi kafeinli içeceklerin size ekstra kalori sağladığıdır. Gebe kadınların bu içecekleri tüketirken dikkatli olmasında fayda var. Günlük sıvı alımı için kafeinli ve şekerli içeceklere güvenmek ve sade suyu az tüketmek doğru olmaz. Yüksek dozda kafein ve şeker alımı kalp atışını hızlandırabilir ve tansiyonu yükseltebilir. Uzmanlar, gebe kadınların günde 200 miligramdan fazla kafein almalarını tavsiye etmez.

Eminiz siz hali hazırda uzak durmaya çalışıyorsunuzdur; ancak yine de hatırlatmakta fayda var: Yapay meyve suları ve hatta gazozlar aracılığıyla susuzluğu gidermek ise, kendinize ve bebeğinize yapabileceğiniz en kötü şeylerden biridir.

Hamilelikte yeterli sıvı aldığımı nasıl anlarım?

Vücudunuz, bu en temel gereksiniminin eksikliğini size çeşitli sinyaller aracılığıyla haber verir. Hamilelikte yeterli miktarda sıvı aldığınızı idrar renginden anlayabilirsiniz. İdrarınız soluk sarı veya renksiz görünüyorsa yeterince sıvı tüketmişsiniz demektir. İdrar eğer koyu renkliyse, özellikle sade su tüketmeye özen göstermeniz gerekiyordur. Uzun saatler susuz kalmanız durumunda baş dönmesi, baş ağrısı, ağız kuruluğu ve halsizlik yaşamanız su içmeniz gerektiğine işaret eder.

Hamilelikte yeterli miktarda sıvı tüketmek için ne yapmalıyım ve nelere dikkat etmeliyim?

  • Hamilelikte günde yaklaşık 10 bardak sıvıya ihtiyaç duyarsınız ve gün içerisinde sıvı ihtiyacınızı su haricindeki içeceklerden karşılamaya alışkın olabilirsiniz. Bu durumda sade suyun yanında günlük olarak bir veya iki bardak meyve suyu, şekersiz bitki çayı, çorba veya herhangi bir alkolsüz içecek tüketebilirsiniz fakat bu içeceklerin 2 bardağı geçmeyecek şekilde içilmesi tavsiye edilir. Kahve ve normal çay da diüretik özelliklerine rağmen içilebilir; yine de kafein yüzünden azar azar tüketilmelidir. Bunlara ek olarak, vücudunuz yiyeceklerden, özellikle meyve, sebze ve yoğurt gibi yarı sıvı gıdalardan su alacaktır.
  • Susuzluğun erken doğumu tetikleyebilecek kasılmalara neden olabileceğinden bahsetmiştik. Kasılmaları önlemek ve hafifletmek amacıyla özellikle hamileliğin son 3 ayında hidrate kalmak önemlidir.
  • On bardak su, özellikle hamilelik sırasında bulantı ile mücadele ediyorsanız, çok gibi görünebilir. Böyle durumlarda bir kerede çok fazla su içmek yerine, gün boyunca suyu yudum yudum içmeyi deneyin. Suyun tadını sevmiyorsanız içine limon ve misket limonu sıkarak aroma katabilirsiniz. 
  • Mide rahatsızlıklarına sahipseniz yemek esnasında su içmek midedeki asit seviyesini yükselterek mide bulantısı yaşamanıza neden olabilir. Yemekten önce ve yemekten sonra sıvı almak rahatsız olmanızı önleyecektir.
  • Egzersiz sırasında su içmek hareketlerinizin yavaşlamasına neden olabilir. Egzersiz öncesinde veya sonrasında sıvı almaya dikkat etmelisiniz.
  • Küçük bebeğinizin sağlıklı büyümesi, düzenli olarak tükettiğiniz besin ve minerallere bağlıdır. Bu temel basitleştirilmiş gıdalar, bebeğinizi beslemek için kendi başlarına seyahat edemez ve suya ihtiyaç duyarlar. Su içmenin zor geldiği zamanlarda bebeğinizi düşünerek motive olun.
  • Uzun süre susuz kalmayın. Dışarıya çıkmadan önce mutlaka yanınızda bir şişe içme suyu olmasına özen gösterin.
  • Susuz kalmak, hamilelik ile birlikte esneyen deride çatlaklara neden olabilir. Gün içerisinde bol su tüketmek vücudun esnekliğini korumasına yardımcı olacaktır. Böylelikle hem sizin hem de bebeğinizin cildi yumuşak ve esnek hale gelecektir.

Have your say